Image Image Image Image Image

fasizmin canavarlarıGünümüz “yaşayan ölü”lerden biri de “ana akım kültürel çalışmaları”dır ve metafor ve mecazların gerçekle ilişkisi üzerine “ana akım kültürel çalışma” temsilcileriyle yapılan tartışmada açıkça “yaşayan ölü”lerden yana tavır alınmıştır.

Adorno gerçekten de “kültür konusunda faturayı ödeyecek” taraf derken arkadaşlar arasında hesabı kimin ödeyeceğinin ciddi bir sorun olduğunu ima etmiş olabilir mi?

(daha&helliip;)

Mourning-Woman-Salutes-Beim-Einmarsch-deutscher-Truppen-in-Eger2

[“Ben diktatör değilim,” diyen Tiran,] neşeye zaten pek yer olmayan zihninde insanoğlunun sadece konfor, emniyet, kısa çalışma saatleri, temizlik, doğum kontrolü ve sürekli sağduyu istemediğini güçlü bir biçimde hissediyordu.

 

(daha&helliip;)

Yıllık ücretli izin “tatil” demokrasinin bir lütfü değildir, onsuz da olabilirdi. “Dünyayı yedi günde yarattık hiç de yorulmadık,” diyen Tanrı’nın ihsanı da değildir. Tatilsiz çalışmayı düşünebilir misiniz? Ücretli izin hakkı neden var? Her gün tek tek elinizden alınmakta olan haklar nereden geliyor? Araf‘ta kalmaktan, işçi sınıfının kendi cennetini yaratamamasından…

(daha&helliip;)

Scroll to Top

To Top

Yeni! Çok yeni!

Yorum Yok
By o2-ozcan

On 09, Ara 2017 | No Comments | In | By o2-ozcan

An Kara

kim korkar barıştan?

“En zor ve cesaret isteyen savaş, barış için yapılan savaştır…”

cehennemden kaçış…

Tanrının alnımıza çizdiği kaderi yaşamaya ve sıralı ölüm denileni görmeye ne zamanımız olur ne de fırsatımız. Çocuklar çok nadiren dedelerini ya da babalarını ecelleriyle öldükleri için toprağa verirler. Bizde genellikle dedeler torunlarını, babalar evlatlarını toprağa verirler.

Öğle saatlerine doğru güneş yüzünü göstermiş ve biraz olsun ısınmaya başlamıştık. Etrafımızı kaplayan buzlar yavaş yavaş eriyordu. İşte o anda (…) ölülerimiz yeniden kanamaya başladılar. Evet, ölülerimiz yeniden kanamaya başladılar!..
Ve biz o anda ölülerimizle yeniden yüzleştik. Kanamaya başlayan parçalanmış bedenlerden sızan kan, yerin eğimine göre akıyor ve ortada toplanıyordu. Ortalık bir anda kan gölüne döndü. Analardan yükselen feryatlar yeri göğü inletiyor, akan gözyaşları kan gölüne karışıyordu.”

 Onlara bakabilmek için kafamı son bir gayretle havaya kaldırmaya çalıştım.İşte tam da o anda, dünyaya yeni gelmiş, güneşi ve gökyüzünü ilk defa görmüş, daha yeni nefes almaya baş­lamış bir çocuk gibi, avazım çıktığı kadar bağırarak ağ­lamaya başladım.

Bir süre, gökyüzünde kanatlar çırparak uçup giden so­kak köpeklerine baktım. ”

An_Kara_KAPAK_SON_ON_100

Çok sonradan söylenecek yetkililere ait sözlerin, nedenini gizleyeceği korkunç bir patlama oldu.

Ardından ayyuka çıkan ama hemen, giderek sönen bir uğultu, meydanda, bir o yana bir bu yana salınan neşeyi aldı götürdü.

Ve o an, kimsenin ne kadar sürdüğünü asla ölçemeyeceği bir süre, sessizlik işitildi.

Güvercinler can havliyle havalandılar ve havalanır havalanmaz kanatları alev aldı, kül olup yağdılar ölen Barışların üzerine.

Yüzükler, bilezikler, gözlükler, dişler, saatler yağdı. Hâlâ şaşkınlıkla, dehşet ve inanılmazlıkla dolu gözler yağdı.

Rengarenk giysiler, resimler, kimlikler, söylenmemiş sözlerle dolu mektuplar, hatıralar yağdı döne döne, savrula savrula her şeyin üzerine.

Kan döküldü gökten. Kara bir kan. Çoğu yere; birazı ceketlere, entarilere, ayakkabıların üzerine, saçların arasına; ama en çoğu coşkunun üzerine. Kara bir kan.

Her şeyin ve her zamanın adı oldu o: An Kara…

An_KarA-VintagE_KAPAK_100

 

An Kara

Yazan: N. Cemal
Yayına Hazırlayan: Özcan Özen
Kapak : Sevil Tarla
Sayfa Düzeni: Duru Su
ISBN :978-605-4906-55-0
Barkod : 97860549060550
Dizi : Türkçe Edebiyat -20, roman- 12
Sayfa : 192sf.
Boyut : 12 x 19 cm.
Baskı Kalitesi : İki Renk, 70 gr, Enso
Baskı Tarihi : Aralık 2017
Fiyat : 16,90 TL

>İndirimli Satın AL!

padora logo   babil logoky_header_logoeganba-logo-header

Yorum Yap