Devir Saati

Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsü.

Kuşlar kadar özgürdü, açlığa mahkûmdu.

Her şey için vakti vardı, hiçbir şeyin sırası değildi.

Adı G idi, tam olarak bir adı yoktu.

Eşi ve kızı vardı, hiç kimsesi yoktu.

Meslek sahibiydi, şimdi vasıfsızdı.

Arkadaşı yoktu, “ve sahneye K girer.”

Toplumların en eşitlikçi olanıydı, toplumların en adaletsizi.

Ütopyaların vatanıydı, gerçeklerin ülkesi.

Var oluşun anlamıydı, yok oluşun mekânı.

Grero’nun devletiydi, Vozdi’nin nefreti.

Değişimin planıydı,  dönüşümün unutulmuşluğu.

Adı reformdu, sanı devrim.

Denetmenler cumhuriyetiydi, bir gizli örgütün karşı devrim düşüydü.

İnsan, türlerin en iyisiydi; toplum, türlerin en kötüsüydü.

Hayatın en güzel günüydü, hayatın en kötü günüydü.

Her şey devir saatinde hiçbir şeye dönüşürdü.

Belki de Varlık ile Oluş arasındaki fark sadece bir Devir Saati meselesiydi.

Algı Kalesi’nin yazarından…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir